Skip to content
Dünyanın

Dünyanın En Zengin Adamı Kimdir? Mansa Musa Kimdir?

Dünyanın En Zengin Adamı Mansa Musa Kimdir?

Mansa Musa, dünyanın en zengin adamıdır. Hz. Süleyman ve Karun’dan dahi daha zengin olduğu söylenen Mansa Musa, Mali Krallığı’nın da kurucusudur. Babası bir seferden ölü olarak dönünce, kendisi henüz 32 yaşlarında iken Mali’nin başına geçiyor ve ne olduysa bu tarihten sonra Mali’nin ve Afrika’nın kaderi değişiyor. Gelin dilerseniz değişen kadere ve nedenlerine göz atalım. Aynı zamanda Mansa Musa’nın neden bu kadar zenginleştiğini de görelim.

Dünyanın en zengin adamı olan Mansa Musa’nın hayat hikayesinden bir şeyler çıkartarak, siz de geleceğinize yön verebilir ve onun çizdiği bu zenginlik yolunda yürüyebilirsiniz. Öyleyse hemen Dünyanın en zengin adamının hayatına geçelim.

Dünyanın En Zengin Adamı
Dünyanın En Zengin Adamı

Dünyanın En Zengin Adamı Mansa Musa

Aslında gerçek adı Kankan Musa, ancak kendisi o kadar büyük bir nam salıyor ve Afrika ülkeleri başta olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde o kadar tanınıyor ki, kendisine Mansa Musa, yani Kralların Kralı Musa deniyor.

1280 yılında Mali topraklarında dünyaya gelen Musa, 1312 yılında, babasının ölümü üzerine tahta geçer. Oldukça adil ve kudretli olan Musa, kısa sürede halk tarafından da sevilir. Bu dönemde yaptığı seferler o kadar çok oldu ki, genelde ganimetleri kendi servetine katıyor daha sonra halkla paylaşıyordu. Günümüzde Sahra Altı Afrika ülkeleri de dahil Afrika’nın neredeyse %10’una hükmettiğini söyleyebiliriz o dönem için. Senegal’i, Burkina Faso’yu, Fildişi Sahili’ni ve hatta Gine, Nijer, Nijerya…

Mansa Musa, fethettiği ülkelerdeki altın madenlerini toplayarak yoluna devam ediyor ve başka ülkelerden devşirdiği profesyonel askerler ile fetihlere devam ediyordu. Tuz ve diğer madenler başta olmak üzere hemen hemen tüm madenlerin peşini süren Musa, fethettiği ülkelerdeki ganimetleri halkla da paylaşmayı ihmal etmiyordu. Kendisi döneminde Afrika Kıtası ve özellikle bahsi geçen Mali İmparatorluğunun alanında yaşayanlar, çok büyük zenginlik içine girdiler.

Mekke’ye Sefer

O kadar zengin bir halk haline geldiler ki, onun halkı kadar zengin ve hiç kimseye muhtaç olmayan bir halk olmamıştır. Ganimetler, yer altı ve yer üstü zenginlikleri, ticari faaliyetler… kısacası o kadar zenginlik gerçekten de günümüzde hiç kimseye nasip olmadığı gibi hiçbir ırka da nasip olmamıştır.

Bu zenginliği ile birlikte Mansa Musa, çok büyük ilim ve din bilgisine de sahip, aynı zamanda dindar biriydi. Onun döneminde, halkı ne kadar çok zengin idiyse de, Mekke ve Medine’de çok büyük kıtlıklar yaşanıyordu. Öyle ki, Mekke halkı Kabe’yi dahi korumakta zorlanıyordu.

İşte bunu duyan Musa, 60.000 kişi ile oluşturduğu bir kafile ile, halkın da yardımı ve kendi hazinesinden aldığı altınlar ile birlikte, Mekke’nin yolunu tutar. Buraya binlerce deve üstünde tonlarca altını alarak 60.000 kişilik bir ordu ile giden Musa, onlara 2 şey teklif eder. Ya, koca Mali İmparatorluğu’na katılmalarını ve bu sayede, bundan sonra kendi hükümranlığı altında olmalarını, ya da yardımdan sonra ülkeyi terk edeceğini teklif eder. Halk, onun bu nezaket dolu teklifini nazikçe reddeder ve Musa, burada halkın üzerine altınları atarak ve gittiği her yerde birer cami ya da önemli ibadethaneler yaptırarak birkaç yıl sonra tekrar Mali İmparatorluğu’na gider. Bu sırada yerine oğlunu bırakmış ve bir daha krallık yapmayacağını söylemiştir.

Avrupa’da Kıtlık

Bu süreçte, Avrupa kıtasında ise çok büyük kıtlık ve sefalet ile birlikte Katolik Ortodoks savaşları hakimdi. İnsanlar bırakın ekmek yemeyi, su dahi bulamıyordu. Bu sırada halkın içerisindeki kaşifler de yavaş yavaş Afrika ülkelerine seferlere çıkar. Onlardan biri de Bartolomeu Dias’tır. Dias, keşfettiği bu bölgeyi İtalyan ve Venediklilerle paylaşmış ve sonrasında burası Avrupa ülkelerinin sömürgesi altına girmiştir.

Bu noktadan sonra artık Mali İmparatorluğu yıkılmış ve Afrika ülkeleri, birer birere Avrupa ülkelerine peşkeş çekilmiştir. Gıda ve yer altı zenginlikleri başta olmak üzere, tüm zenginlikler Avrupa’ya taşınmış ve kölelik zihniyeti de Avrupa’ya taşınmıştır. Bundan sonra artık ne Afrika için ne de Avrupa için herşey eskisi gibi olmamıştır. Kaderler bir anda tersine dönmüş ve günümüz Afrika ve Avrupa alt yapısı hızla yer edinmiştir. Maalesef bunda da, yine Müslümanların birlik olamamalarının etkisi görülüyor.

tags :

Share :

Leave a Reply

Your email address will not be published.Required fields are marked *

*