Başarısızlık Korkusu Nasıl Yenilir?

Başarısızlık korkusu, günümüz insanlarında oldukça sık rastlanan bir durumdur. Özellikle sınav dönemiyle yüzleşmekte olan kişiler bu korkuyu en üst boyutlarda yaşamaktadırlar. Bu korkunun sebebi genel olarak sosyal çevre, okul ortamı ve öğretmen baskısı gibi faktörler olsa da aslında en büyük sebep aile baskısıdır.

Bunun en büyük örneğini üniversite sınavı döneminde görmekteyiz. Korku ve stres nedeniyle sınav anında başarısız olanların sayısı neredeyse sınava giren öğrenci sayısına eşittir. Bu bağlamda, sınav başarısızlığının asıl sebebi soruların zor olması değil, öğrencilerin başarısızlık korkusu nedeniyle kendilerini sınava verememeleridir. Bu ikisi arasındaki fark, göz ardı edilmemelidir.

Tabii, başarısızlık korkusu çoğunlukla öğrenciler arasında görülse de tek görüldüğü kitle onlar değildir; girişimciler arasında da bu korku oldukça yaygındır. Dünyada işçilerin yüzde 58’i girişimci olmak isterken bunu başarabilenlerin sayısı yalnızca yüzde 28’dir ve bunun sebebi başarısızlık korkusudur. Bu bulgular bize başarısızlık korkusunun yalnızca 15-18 yaş arasında değil de yetişkinlerde de ortaya çıkma ihtimalinin yüksek olduğunu göstermektedir. Bu korku hakkında varsayımda bulunurken yaş faktörüne fazla bağlı kalmak bize düzgün bir sonuç vermeyecektir.

Bu korkuyu yenmenin bir yolu var mıdır?

Cevap; elbette. Bu korkuyu yenmenin bir yolu tabii ki vardır. İyi bir yardım ve yönlendirmeyle başarısızlık korkusu da dahil birçok korkuyu aşmak mümkündür. Önemli olan kişinin kendisinin bu korkuyu aşmaya istekli olmasıdır. Ne de olsa başarının yolu istek ve öz güvenden geçer. Bu ikisine sahip olduğunuz sürece bir şeyler başarmaya hazırsınız demektir.

Öyleyse, başarısızlık korkusunu yenmek için neler yapılabileceğine bir bakalım:

1. Bu Korkuyu Yalnızca Sizin Yaşamadığınızı Bilin.

Bir korkuyu veya psikolojik sorunu yenmenin ilk adımı, bu durumu yaşayan tek kişinin siz olmadığını bilmektir çünkü genelde insanın zihninde “Neden korkuyorum? Neden diğer herkes bu kadar cesaretliyken ben böyleyim?” gibi sorular dolaşır ve bu soruların belirmesi çok normal bir şeyken soruların cevabı da bir o kadar basittir: Çünkü, insanız. İnsanoğlu düşünen bir varlık olarak yaratılmıştır ve düşünebilen herkeste bu gibi sorunların ortaya çıkması olasıdır. Kendinize yüklenmeyi bırakın, sizin diğer hiç kimseden bir farkınız yok.

2. “Ailem, Arkadaşlarım Ne Der?” Diye Düşünmeyi Bırakın.

Bu hayatı yaşayan onlar değil, sizsiniz. Siz onların hayatına karışamayacağınız gibi onlar da sizin hayatınıza karışamazlar. Duygularınızın, düşüncelerinizin arkasında durun; sizi siz yapan şeyler bu duygu ve düşüncelerdir, bazısı iyi olarak nitelendirilemeyecek olsa bile.

3. Başaramazsanız Dünyanın Sonunun Gelmeyeceğini Kabullenin.

Hayatta bir kapı kapanır, yenisi açılır. Hiçbir şey için geç olmadığı gibi hiçbir şeyin sonu değildir. Bu noktada önemli olan umudunuzu yitirmemektir çünkü bu kapının ne zaman açılacağı maalesef ki öngörülemez bir şeydir.

4. Her Zaman Bir Yedek Planınız Olsun

Sadece başarısızlık korkusunu yenmekte değil, diğer birçok şeyde de yedek bir planın olması insanı rahatlatan bir etmendir. Dizilerde ve filmlerde de bize gösterildiği gibi her başarılı planın arkasında yedek bir plan ve o planı tıpkı ilkinde olduğu gibi gerçekleştirmeye istekli bir birey vardır.

5. Tekrar Deneyebileceğinizi Unutmayın.

Her başarısızlığa tanınan ikinci bir şans vardır. İlk denemede yapılan hatalardan ders çıkarıp ikinci denemede başarılı olanlar da oldukça fazladır bu yüzden bazılarına göre ilk deneme, ikinci denemenin güzel olmasının kesinleşmesi için bir lütuftur.

6. Hedefinizi Yüksek Tutmayın.

Kulağa saçma gelebilir fakat bu yöntem çoğu zaman gerçekten de işe yarayan bir yöntemdir. Bir işe girişirken veya bir sınava girerken ortalama bir hedef belirleyip kendinizi o hedefe oturtmak, sonrasında yaşanabilecek olası hayal kırıklıklarını ve başarısızlık korkusunun tetiklenmesini en aza indirmeye yardımcı olur. Hatta, en alttan başlayıp en üste çıkmak size yüksek bir öz güven duygusu aşılayacaktır.

Bilgi Paylaştıkça Çoğalır

Leave a Reply